Genel

Viewing posts from the Genel category

Sociomantic ile Programatikte Büyümeye Devam Ediyoruz!

 

Türkiye’nin en popüler gençlik platformlarından olan akampus.com’da 2017 yılı öncelikli hedefimize yeni nesil reklam teknolojilerini aldık. Bu doğrultuda programatik kanallar ve DMP entegrasyonlarına yönelik yatırımlarımıza hız verdik. 2016 sonbaharında Digitouch gruba bağlı Adnomia ile hem bir data partnerliği hem de Adform altyapısı üzerinden SSP kurulumunu gerçekleştirmemizin ardından Türkiye’deki pek çok büyük ajans ile çalışmalara başladık.

Bu alanda reklamveren çeşitliliğini arttırmanın yanı sıra, global know-how’ı da ülkemize çekme yönünde önemli bir adım attık ve Avrupa’nın en büyük programatik reklam çözümleri sağlayıcılarından olan Sociomantic Labs ile çalışmaya başladık. Adform altyapısı üzerinden yayına aldığımız yeni alanlar ve özel deal kurguları ile reklam verenlere en iyi getiriyi sağlamak üzere yola çıktık. İlerleyen günlerde programatik alanlarımızın performansları ile ilgili daha fazla bilgi ve veriyi sizlerle paylaşıyor olacağız.

Programatik alanlarımız ve DMP entegasyonumuz ile ilgili daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Üniversiteliler Depreme Dur Demek için Yarıştı!

Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından düzenlenen Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması (DDBTY) bu sene üçüncü kez düzenlendi ve akampus.com olarak ilk kez bu projenin tanıtım ve duyurumunda yer aldık. Özellikle inşaat ve ilgili fakültelerin kuvvetli olduğu üniversiteleri online olarak hedeflediğimiz ve entegre iletişim tekniklerini özenle kurguladığımız bu çalışmada son 3 yılın rekor başvurusu toplandı.

Çalışmada kullanılan iletişim yöntemlerimizi özetlersek:

  • Dijital marka elçileri ile kampüs içi gerilla tanıtımlar (14 üniversite)
  • Akampus Social Club ile sosyal medyada viral yayılımlar
  • Akampus.com hedefli banner gösterimleri (320×50, 300×250)
  • Akampus.com üyelerine mailing (mühendislik öğrencilerine)
  • Akampus.com’da native içerik

Tüm bu iletişim çalışmaları sonucu toplam 85 takımın katıldığı yarışmada, 28 takım finale kaldı. Aldığımız bilgiye göre 85 takımlık başvuru projenin 3 senelik geçmişindeki en yüksek katılım olduğu şeklinde. Projenin detaylı raporuna şu dosyadan erişebilirsiniz.DASK DDBTY İletişim Projesi Final Raporu

Genç dijital elçilerle E-Ticaret Performansını Arttırmak

digital-brand-ambassadors

Internet ve mobil planlamada performans bazlı kampanyaların ağırlığı her geçen gün artıyor. Farklı sektör ve ölçekte de olsalar hemen hemen tüm firmaların amacı belli KPI’larda en yüksek performansı elde etmek olsa da aslında nihai amaç daha çok satış yapmak ve daha çok müşteriye sahip olmak.

Bugün sizlere Rowenta, Tefal, Moulinex, Krups gibi bir çok popüler küçük ev aletlerinin üreticisi olan Grouppe SEB ile yürüttüğümüz projemizden bahsedeceğiz. Grouppe SEB ürünlerinin hem satışlarını arttırmak, hem de hedef kitle ile olan iletişimlerini arttırmak onlara özel bir dijital elçilik projesi kurguladık.

digital-brand-team

Bir çok üniversiteden sosyal çevresi geniş kişilerden oluşturduğumuz takımın öncülüğünde yürütülen kampanya ve iletişim çalışmaları sonucunda:
– Markaların sosyal medyadaki konuşulma ve etkileşim oranlarını artış
– E-ticaret siteleri, büyük forum siteleri ve ilgili bloglarda yapılan olumlu yorum oranlarında artış
– Markanın doğrudan yanıt veremediği sorulara (mesela hangi saç kurutma makinesini önerirsiniz) dijital elçilerle cevap verilmesi
gibi olumlu geri dönüşler elde ettik. Tüm bunların sonucunda da Grouppe SEB ürünlerinin e-ticaret haciminde genel artış trendlerinin üzerinde bir artış sağladık.

Sonuç

Sosyal medyayı ve genç marka elçilerini kullanarak internette markalarınız için performans hedefli pek çok farklı iletişim çalışması gerçekleştirebilirsiniz. Bu çalışmaların asıl ve dolaylı KPI’larını tespit ettikten sonra doğru stratejileri titiz şekilde icra ederek hedeflerinize kolayca ulaşabilirsiniz.

Entegre İletişim Stratejileri Dijitalde İşe Yarıyor Mu?

2016-aralik-gorsel

 

Cevabı önden söyleyelim. Evet! Bu stratejiyle oluşturulan entegre projeler hem de çok güzel çalışıyor!

Bugün sizlere 2016 yılı içinde yaptığımız ve bir çok iletişim kanalını entegre şekilde kullanan 2 dijital projeden bahsedeceğiz.

Golf Dondurmaları Gençlerden Oluşan bir Satış Temsilcisi Ağı Kurmak İstiyordu

Mayıs ayında Golf Dondurmaları  Run Golf Run ismindeki satış temsilcisi ağı kurmayı amaçlayan ve özellikle de üniversite öğrencilerini hedefleyen bir kampanya yaptı. Bu amaçla kurulan kampanya websitesinde yer alan başvuru formunun en az 3000 üniversite öğrencisi tarafından doldurmasını hedefliyorlardı. Akampüs olarak sunduğumuz akıllı ve entegre iletişim çalışması ile hem hedefler aşıldı, hem de maliyet verimli bir çalışma gerçekleştirildi.

Çalışma Kapsamı

Bu çerçevede üç farklı iletişim kanalı üzerinden entegre bir çalışma yürüttük.

  • Belirlediğimiz belli başlı büyük üniversitelerde saha elçilerimiz üzerinden birebir anlatım yaptık
  • akampus.com üzerinden Display banner, native advertising ve mailing yaptık
  • Dijital elçilerimiz üzerinden kapsamlı bir sosyal medya yayılımı yaptık

Bunlar sonucunda 3000 kişi olarak belirlenen başvuru hedefini aşarak 3500 üzerinde başvuru aldık. Çalışmanın detaylı raporuna buradan ulaşabilirsiniz. (http://www.akampus.com/assets/documents/RGR_Haziran_13_Rapor.pdf )

 

 

Mehmet Zorlu Vakfı (MZV) için Dolmaz Denen Salonu Nasıl Doldurduk?

6 Kasım tarihinde Zorlu Performans Sanatları’ndaki 500 kişilik salonda düzenlenen MZV Gençlik Zirvesi öncesinde bu salonu öğrencilerle nasıl dolduracağını kara kara düşünen vakıf ve ajansı kapımızı çaldılar. Onlara akampus.com ve dijital elçi takımlarını içeren oldukça hesaplı bir entegre iletişim paketi hazırladık. 10 gün sürmesi planlanan iletişimde başvuruları o kadar hızlı doldurduk ki 3.günde iletişimi yavaşlatmak zorunda kaldık.

Çalışma Kapsamı

Temel hedef MZV sitesi üzerinden yeteri kadar ön kayıt almak olan bu proje için Akampus Dijital elçileri ve akampus.com’u kullandık. İstanbul’daki üniversitelerde okuyan dijital elçilerimiz ile hızlı bir yayılım yaptık. Akampus.com’da da yine banner alanları, mailing ve native içerik çalışması ile daha 3 gün içinde salon kapasitesinin 2 katından fazla ön kayıt aldık. Bu yüzden de çalışmayı yavaşlatmak zorunda bile kaldık.

 

Sonuç

Kısaca özetlemek gerekirse, merkezinde dijital olan ama gerektiğinde sahaya inen veya online marka elçileri gibi yarı saha-yarı dijital bir düzlemde yer alan iletişim yöntemlerini dijital kanallarla harmanlayarak yürütülen “dijital entegre iletişim projeleri” oldukça iyi performans gösteriyor. Burada verdiğimiz iki projenin çok spesifik performans hedefleri olsa dahi, branding veya yayılma amacı taşıyan projelerde de başarıya ulaşmak mümkün. Bir sonraki yazımızda Rotring ve Rowenta’nın bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz iki projesinden bahsedeceğiz.

Evren Güney
Akampus.com
Kurucu Ortak

Optimal Medya Planı Hazırlamak

Geçtiğimiz günlerde büyük bir medya planlama ajansında çalışan bir arkadaşımın yüzlerce web sitesi ve bir o kadar da ratecard içerisinden en verimli medya planını çıkarmada yaşadığı zorluklar üzerine sohbet ettik. Karşılaştığı zorlukları biraz detaylandırınca aslında bizim endüstri mühendisliği çatısı altında yıllardır ilgilendiğimiz ve çok zorlanmadan çözdüğümüz bir problem tipine denk geldiği ortaya çıktı. Bunun üzerine daha detaylı bir kahve buluşması ardından “optimal medya planı nasıl yapılır?” sorusuna endüstri mühendisliği bakış açısıyla cevap bulmak üzere yola çıktık. Burada optimal kelimesinin “matematiksel optimale” denk geldiğini ve gerçekten de olası binlerce kombinasyon içinden en iyi planı veren çözüme denk geldiğini not düşelim.

Öncelikle arkadaşım ve onun gibi bir çok planlamacının (online, outdoor, TV, gazete…vb) uzun mesailerini alan bu probleme bir isim bulmamız gerekiyor. Ben başlıktaki ismi uygun buldum ve üzerine uğraştığımız probleme “Optimal Medya Planı Hazırlama Problemi” (kısaca OMP) adını koydum.

Her bir ajansın farklı yöntemlerle planlamalarını yaptığını, ellerindeki reklamveren ve yayıncıların çok çeşitli olduğu gerçeğini göz ardı etmeden jenerik bir yaklaşımla OMP’nin tanımını yapmak için, planlamacının vermesi gereken kararları, maksimize veya minimize etmek istediği hedeflerini ve tabi tüm bu işi zorlaştıran kısıtları tek tek ele alacağız. Daha sonra buradan bir optimizasyon modeli oluşturacağız. Bu optimizasyon modeli aslında çeşitli matematiksel terimler ve bu terimler arası ilişkileri içeren bir şablondur. Bu şablon doğru kurulursa daha sonra onu çözerek istediğimiz optimal medya planını (çözümü) elde etme yolu ardına kadar açılıyor.

Elimizde neler var?

Matematiksel modeli oluşturmak için önce elimizdeki girdilere bakmamız gerekiyor. Aslında bir medya plancısının elinde temelde şu iki şey var:

  • Yayıncı ratecardları ve performans verileri (kısmen)
  • Reklamverenin kampanya hedef kitlesi, KPI’ları ve bütçesi

İlk önce bu iki veri setini matematiksel modelde kullanabileceğimiz şekle sokmamız gerekiyor. İşin yoğun kısmı ratecard’ları birleştirdiğimiz Excel dosyasında gerçekleşecek. Birinci şekilde örnek bir birleştirilmiş ratecard dosyası bulunuyor.

ratecard001

Şekil-1. Örnek bir Ratecard Tablosu

Diyelim ki elimizde kampanyanın hedef kitlesine uygun 4 site var: A,B,C ve D.com olsun bunlar (bu sayı genelde 4’ten çok daha fazla tabi). Her birinin banner alanları, aylık trafikleri planlanan gösterim miktarları ve CPM fiyatları elimizde hazır olarak duruyor. Planlanan gösterim x CPM ile de bütçesini (son sütun) bulabiliyoruz. Bu liste tüm planlamacıların elinde olan hazır bir şablondur. Şimdi buraya performans ölçütlerimiz çerçevesinde bazı eklemeler yapmamız gerekiyor. Diyelim ki maksimize etmeye çalıştığımız KPI’mız toplam tıklama olsun. O zaman bize her bir site için CTR verileri lazım. Öncelikle elimizdeki geçmiş kampanya verilerine göz atarak site bazında (veya daha iyisi sitenin her bir banner alanı bazında) CTR verilerini yeni bir sütun olarak excel dosyamıza ekliyoruz. Eğer daha önce hiç kampanya yapmadıysak, yayıncıdan bu bilgiyi talep edebilir veya en kötü ihtimalle sektör ortalamalarını alabiliriz.  Tüm yayıncılar ve tüm banner tipleri için CTR sütununu doldurmamız gerekiyor.

ratecard002-CTR

Şekil-2. Tıklama oranları (%) sütunu

Kampanyada hangi sitelerin ve o sitelerdeki hangi alanların ve o alanların da hangi CPM ile kullanılacağını matematiksel olarak ifade etmek için CTR sütunundan sonra yeni bir sütun yaratıyoruz. Burası bizim karar vermemiz gereken alan (değişken) olduğu için bu sütuna (X) ismini veriyoruz. Özetle en sağa (X) isminde yeni bir sütun açıyoruz. (Bakınız şekil-3). X sütunu gördüğünüz gibi şimdilik boş.

ratecard003-x-column

Şekil-3 (X) Sütunu

Daha sonra yine gözlemlememiz gereken çeşitli Kampanya Performans Göstergelerini (KPG) oluşturmamız gerek. Örnek olması açısından 3 tane önemli KPG’yi oluşturduk. Bunlar:

  • Toplam Tıklama
  • Toplam Gösterim
  • Toplam Maliyet

Bunları da excel’de en altta bir yerlere koyduk. Okunaklılık açısından bunu en üstte veya sağda bir yerde de tutabilirsiniz. Bakınız Şekil-4.

ratecard004-KPG

Şekil-4. KPG Listesi

Şimdi kritik bir aşamaya geldik: KPG’lerimizi formüllerle otomatik olarak hesaplattırmak. Bunun için Excel’deki SUMPRODUCT (TOPLA.ÇARPIM) formülünü bol bol kullanacağız. Toplam tıklamayı hesaplamak için Şekil-5’te görüldüğü gibi 3 array’i birbiriyle çarpmamız gerekiyor. (Planlanan gösterim) x (CTR) x (X) sütunlarını birbirleriyle çarpıyoruz. Formülü de yine aynı şekilde görüldüğü üzere  “ = SUMPRODUCT(E2:E34,H2:H34,J2:J34) “. En sonunda da 100’e bölüyoruz (CTR sütunu % olduğu için). Formülü yazıp enter’a bastığınızda Toplam Click = 0 olacaktır. Çünkü henüz karar değişkeni sütununda hiçbir site ve banner seçmedik. Mesela A sitesinin birinci banner’ini (728×90, 250CPM banneri) planınıza eklemek istiyorsunuz, o zaman ilgili satırdaki X değerini 1 yapıyorsunuz. Yani Şekil-5’teki koordinat sistemine göre “J1” hücresine (kırmızı yuvarlakla gösterilen) tıklayıp “1” yazın ve enter’a basın. Toplam Tıklama hücresinin değeri otomatik olarak “250”ye dönüşecektir. Nedeni çok basit: CTR oranı %0.1 olan 250CPM’lik bir planlama yaparsanız 250 tıklama alırsınız.

ratecard005-KPGformul

Şekil-5. SUMPRODUCT ile KPG değerlerini hesaplamak

Diğer iki KPG’mizin de benzer formülleri var. Şekil-6 ve Şekil-7’de bunları görebilirsiniz.

ratecard006-KPGformul2Şekil-6 – Toplam Gösterim Formülü

ratecard007-KPGformul3

Şekil-7. Toplam Harcama Formülü

Formüllerinizi doğru yazıp yazmadığınızı test etmek için çeşitli (X)’leri 1 yapın ve toplam tıklama, toplam gösterim ve toplam harcama rakamlarını doğrulayın. Son olarak yine Şekil-5’te sol alt tarafta “Verilen Bütçe =10000” gibi bir bilgi göreceksiniz. Bunun da planlamasını yaptığımız kampanyanın bütçesi olduğunu varsayabiliriz. Analizlerimizi parametrik şekilde yapmak için böyle bir düzenlemeye ihtiyacımız var.

Şu ana kadar yaptıklarımızda bir iki tane basit excel formülü haricinde fazla enteresan bir şey yok. Peki size şu soruyu sorsam nasıl bir çözüm üretirdiniz?

Soru: Bu 4 sitedeki toplam 33 farklı banner-gösterim alternatifinden hangilerini seçeyim ki toplam tıklama miktarımı maksimize edeyim ve de bana verilen 10,000TL’lik bütçeyi aşmayayım?

(X değişkeni) sütununda çeşitli yerleri 1 yaparak “Toplam Harcama”nın 10,000 aşmamasını sağlamanız gerekiyor, aynı zamanda da toplam tıklamanın en yüksek olduğu kombinasyonu bulmanız gerekiyor. Eldeki verilere bakınca burada denemeniz gereken yaklaşık kombinasyon sayısı 32,000’den başlıyor (sadece 3 banner seçerseniz) ve milyonlara kadar çıkıyor. Bunu da tek tek denemek günler sürer. Size cevabı söyleyeyim: En iyi planlama 3 banner seçiyor (2’si A sitesinden 1’i D sitesinden) ve toplam 3200 tıklama veriyor. Hangi bannerlar bulabildiniz mi?

CTR oranlarına göre büyükten küçüğe doğru sıralatıp bütçemi tüketene kadar sırayla en iyileri seçeyim stratejisi basit ve iyi bir yaklaşımdır ama optimal çözüm 3200 tıklama ise, bu strateji en kötü senaryoda %33 performans ile yani yaklaşık 1060 tıklamaya kadar düşebilir. Yani en iyi CTR’lı siteleri bütçeyi aşmadan sırayla seçerek 1060 tıklamada kalabilirsiniz. Emprik analizler ise iyi bir planlamacının yine CTR sıralaması ve el-becerileri ile yaptığı iyileştirmelerle ortalamada 2500-2600 tıklamalara kadar çıkabildiğini gösteriyor. Peki en iyi çözümü (3200 tıklamayı getirecek planlamayı) endüstri mühendisliği teknikleri kullanarak çok kolay şekilde bulabileceğinizi biliyor muydunuz?

EXCEL SOLVER (ÇÖZÜCÜ) Eklentisi Nasıl Kurulur?

Excel’in içinde endüstri mühendislerinin çok kullandığı bir Solver (Çözücü) eklentisi var. Bu eklenti normalde yüklü değil ama aktif hale getirmek çok kolay. Yapmanız gerekenler şunlar:

Adım-1: Excel ana navigasyonunda File (Dosya) sekmesine tıklayın

ratecard008-file,

Adım-2: Soldaki yeşil menüde en altta Options (Seçenekler) başlığına tıklayın

ratecard009-options

Adım-3: Option’a tıklayınca bir pop-up açılacak. Orada soldaki menüde en alttan ikinci Add-Ins (Eklentiler)’e tıklayın.

ratecard010-popup

Adım-4: Add-Ins (Eklentiler)’e tıklayınca gelen ekranda en aşağıda “Manage -> Excel Add-ins” (Yönet -> Excel Eklentileri) seçeneğini seçin (genelde seçili olarak gelir) ve sağındaki Go… (Git…) butonuna tıklayın.

ratecard011-addins

Adım-5:  Go’ya bastıktan sonra küçük bir pop-up pencere açılacak. Bu pencerede Excel Add-ins (eklentiler) listeleniyor. Solver Add-in (Çözücü Eklentisi) normalde seçili değildir. Yanındaki kutuya tıklayarak seçili hale getirip, OK (Tamam) tuşuna basıp pop-up pencereyi kapattığınızda ilglili eklenti yüklenir. Eğer bu pop-up’ta Solver (Çözücü) seçeneği gözükmüyorsa bilgisayarınıza MS Office kurulurken Solver eklentisi bilerek hariç tutulmuştur. Bu durumda MS Office’inizin kurulum ayarlarını değiştirmeniz gerekebilir.

ratecard012-exceladdins

Adım-6: Solver’ı başarılı şekilde kurduğunuzu anlamak için ana navigasyonda DATA (Veri) sekmesine tıklayın. Menüde en sağda Solver ikonunu (kırmızı ile yuvarlak içine aldığımız) görebilirsiniz. Umarız bu sıkıcı adımları başarıyla tamamlamışsınızdır.

ratecard013-data-solver

Excel Solver Nasıl Kullanılır?

Şimdi Excel Solver’i kullanarak optimizasyon sürecimizin üzerinden adım adım geçelim. Data (Veri) sekmesindeki Solver linkine tıklayalım. Şekildeki (Şekil 14) gibi bir pop-up pencere açılacak.

Burada kırmızı yuvarlakla işaretlediğimiz 3 alanı tek tek dolduracağız.

ratecard0014-solver01

Şekil 14. Excel Solver Ana Ekranı

1.adım: Amaç Fonksiyonu
Önce “Set Objective” (Hedef Ayarla) kutusuna tıklıyoruz. Burası dolu geldiyse siliyoruz. Sonra Excel sayfamızdaki Kampanya Performans Göstergeleri alanındaki Toplam Tıklama hücresinin bir sağındaki boş hücreyi seçiyoruz (Şekil 15).  Pop-up’ta Set Objective’in altında “To:” başlığın yanında çeşitli seçenekler var. Buradaki default seçenek Max (En Büyük)tür. Amacımız toplam tıklamayı maksimize etmek, dolayısıyla Max seçeneğini seçiyoruz, zaten seçiliyse bir şey yapmıyoruz.

ratecard0014-solver02

Şekil 15. Amaç Fonksiyonu Seçimi

2.adım: Karar Değişkenleri
“By Changing Variable Cells / Degisken Hucreleri Degistirerek” başlığına tıklıyoruz, ve bu sefer Excel sayfamızda elle 1 yaptığımız alanın tamamını (yani (X) değişkeni sütunundaki tüm alanı) seçiyoruz. Benim excel koordinat sistemime göre J2:J34 alanına denk geliyor. Solver kendisi koordinatların yanına “$” işareti koyar, merak etmeyin (Şekil 16.)

ratecard0014-solver03

Şekil 16. Karar Değişkenleri Seçimi

Solver’ın içindeki akıllı algoritmalar bizim elle yaptığımız deneme yanılmalar yerine matematiksel yöntemler kullanarak bu hücrelerin optimal değerlerini tespit edecekler. Şimdi kısıtlarımızı ekleme zamanı geldi. Bütçemizin sınırlı olduğunu ve X değişkenlerinin sadece 0-1 olması gerektiğini sisteme anlatmamız gerekiyor.

3.Adım : Kısıtlar

Şimdi üçüncü kırmızı yuvarlak alanı dolduracağız. Bunun için 3.kırmızının sağ tarafında yer alan “Add” (Ekle) butonuna tıklıyoruz. Küçük bir pop-up (Add Constraint – Kısıt Ekle) açılacak. Bu pop-up’a önce bütçe kısıtımızı gireceğiz. Pop-up’ta soldaki kutuya (Cell Reference) KPG bölümünde yer alan ve Toplam Harcama’yı gösteren formülün olduğu hücreyi işaretliyoruz. (Bendeki koordinat sisteminde H39 hücresi). Pop-up’ta ortada yer alan “<=” işaretine dokunmuyoruz. Çünkü toplam harcamamız <= Bütçe olmalı. En sağdaki Constraint kısmına da Verilen Bütçe parametremizin değerini gireceğiz. Constraint başlığının altındaki kutuyu seçip daha sonra faremizle bütçe değerini seçiyoruz (Bendeki koordinat sisteminde D36 hücresi). Daha sonra OK tuşuna tıklıyoruz. (Şekil 17)

ratecard0014-solver04

Şekil 17. Bütçe kısıtının eklenmesi

Şimdi karar değişkenlerimizin sadece 0-1 olmasını sağlamamız gerekiyor. Yine kısıtlar kısmında ki Add (Ekle) tuşuna tıklıyoruz ve Add Constraint pop-up’ını açtırıyoruz. Pop-up’taki Cell Reference kısmına (X) değişkenleri alanımızı seçiyoruz. Bende J2:J33 alanına tekabül ediyor. Ortada <= yazan matematiksel ifade drop-down menüsüne tıklayıp Binary anlamına gelen “bin” (Türkçesi ikili) seçeğini seçiyoruz. En sağdaki Constraint kutusu otomatik olarak “binary”ye dönüşecek. Yine OK’e basıp pop-up’ı kapatıyoruz. (Şekil 18)

ratecard0014-solver05

Şekil 18: 0-1 kısıtlarının eklenmesi

Çözücü ana pop-up’ımızın son hali şu olmalıdır. (Şekil 19)

ratecard0014-solver06

Şekil 19. Çözücü Parametrelerinin Son Durumu

Eğer bu adıma kadar başarıyla geldiyseniz artık problemimizi çözmeye hazırız demektir. Şekil 19’da kırmızı yuvarlak ile gösterdiğimiz (Select a Solving Method) Çözüm Yöntemi seçeneğini “Simplex LP” olarak seçiyoruz. Normalde GRG Nonlinear (Doğrusal Olmayan GRG) seçilidir. Ve en son olarak da Pop-up’ta en aşağıda yer alan “Solve” (Çöz) butonuna tıklıyoruz. Excel Solver göz açıp kapayıncaya kadar bir çözüm bulur ve bunu bize neşe içinde bildirir. Solver Results diye bir pop-up açılır ve “Solver found a solution” diye müjdeyi verir. Peki çözüm nedir? (Şekil 20.)

ratecard0014-solver07

Şekil 20. Optimal Çözüm

Bendeki veri setine göre Çözücü 3 banner seçti :

  • A’dan 1,000 CPM’lik pageskin
  • A’dan 100 CPM’lik 960×250’lik banner
  • D’den 1,000 CPM’lik pageskin

Bunları seçtiğini (X) karar değişken sütunumuzda değeri 1 olan satırlardan anlıyoruz (Şekil 20.’deki küçük kırmızı yuvarlaklar). Peki bu 3 banner’i seçince toplam kaç tıklama aldık. En alttaki KPG alanında gördüğümüz üzere 3200 tıklama alıyoruz. Toplam 2100 CPM’lik bir planlama alıyoruz ve 10,000TL’lik bütçemizin tamamını harcıyoruz.

Bu çözüm optimal çözümdür yani bu veriler ve bu kısıtlarla daha iyi bir çözüm bulunamaz. Bunun matematiksel ispatları bu yazının kapsamını fazlasıyla aştığı için şimdilik burada bırakalım.

Bu ilk tanıtım yazımıza burada son veriyoruz. Bir sonraki yazımızda farklı kısıtlar ve amaç fonksiyonları için Çözücü’yü nasıl ayarlayabileceğimizi anlatacağız. Mesela eminiz ki şu tip talepleriniz olacaktır:

  • Bir siteden en fazla bir planlama almak istesek (yani burada olduğu gibi A’dan 2 tane banner istemiyorsak ne yapacağız)
  • Her sitenin ayrı ayrı bütçe limitleri olsun (mesela bir siteye en fazla 5,000TL bütçe vermek istiyorum daha fazla alamasın)
  • Kampanya sadece 300×250 ve pageskin kullanıyor, diğer alanları kullanmıyor. O yüzden mesela A’dan 960×250’lik banner’i seçemesin.
  • Kampanyanın çeşitlendirilmesini istiyorum en az 3 site seçsin.
  • Ben CTR’ı değil CPM’i maksimize etmek istiyorum.
  • Bana en az şu kadar tıklamayı garanti edecek minimum bütçeli planlamayı bul.

Bu kounda daha derinlemesine bilgi istiyorsanız sizlere seve seve yardımcı olabilirim. Benimle şu adres üzerinden (e.guney@akampus.com) iletişime geçebilirsiniz.

Evren Güney, PhD.
Akampus.com Kurucu Ortak

 

EKLER

Markanızın Dijital Elçileri

Dijital Marka Elçiliği Nedir?

Nüfusumuzun yarısını oluşturan gençler, günde en az 3 saatini sosyal medyada geçiriyor. Biz de onların sosyal yayılım, içerik ve yaratıcı fikir üretme, test etme ve ikna gücünü harekete geçiriyoruz!

Akampüs Group olarak, 15 yıldır kampüslerde yürüttüğümüz Marka Elçiliği programını artık dijitale taşıyoruz. 18-26 yaş grubundan oluşan ve sosyal medya kullanımı etkin olan gençlerden oluşturduğumuz 1.000 kişilik sosyal yayılım ekibimiz ile, markalarınızın sesini geniş kitlelere duyurmaya hazırız.

Markanız İçin Faydaları?

Kitlesel, ölçülebilir, maliyet verimli, çok hızlı… Elçilerimizi görevlendirdiğimiz projelerimizin başlıca özellikleri.
Peki Dijital Marka Elçileri hangi iş başlıklarında fayda sağlar? Sıralayalım…

  • Sosyal Mecralarda Viral YayılımAkampus dijital marka elçileri sosyal medya yayılım projeleri

Kampanya planlamanızı, kullanacağımız sosyal mecranın yapısına paralel şekilde erişim, gösterim, paylaşım, aksiyon sayıları bazında yapmanıza olanak sunuyoruz.
Örnek bir proje kapsamı ve bütçesi görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

  • Aday Müşteri Edinme (Lead Generation)

Dijital Marka Elçileriniz, ‘arkadaş etkisi’ nden faydalanırlar. Görevleri yeni müşteri bilgisi edinmek olduğu zaman aileleri, akrabaları, arkadaşları aracılığıyla erişebilecekleri bağlantı sayısı şaşırtıcı derecede çoktur.

  • ‘Gizli Müşteri’ (Mystery Shopper) Projeleri

Marka Elçilerinizin görev listesinde ‘ajanlık’ yapmak da olabilir. Mesela perakende sektöründe çalışanların müşteri ile iletişimi, mağaza içi POP malzemelerinin uygunluğu, rafların yerleşimi, rakip markalar hakkında istihbarat, görsel veya videolu denetim ve canlı bağlantılar yapabileceklerimizden bazıları.

  • Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) Çalışmalarınız için Tohumlama/Backlink Üretimi

Sosyal mecralardaki marka varlığınız sadece reklamlardan ibaret olmamalı. Arama motorları tarafından sevilecek formattaki içeriklerinizin farklı adreslerdeki yerleşimleri de çok önemli. Forum ve sözlüklerde markanızdan bahsedilmesi, marka bağlantılarınızın önemli sitelerde yer alması, hakkınızda blog yazıları yazılması, e-ticaret sitelerindeki ürünleriniz hakkında olumlu ve objektif yorumlar yapılması ve konuşulma hacminizin arttırılması bizim için çok önemli iş başlıkları, sizin için de en doğru marka yatırımı.

  • İçerik Üretimi

Kitlesel içerik üretimi, her markanın isteyebileceği ama gerçekleştirmenin çok da kolay olmayacağı bir şey. Dijital Marka Elçileri arasında sözlük yazarları, kişisel blog yazarları, amatör fotoğrafçılar, karikatüristler var. Yaratıcı ve genç kitlenin üretebileceği içerikleri bir düşünün…

  • Mobil/Web Uygulamalarınız için Test ve Öneriler

Yeni bir mobil uygulama geliştirmektesiniz.. Ya da uygulama ve web platformlarınızın UX/UI performansından memnun değilsiniz. Marka Elçileriniz ve dijital çevreleri sert ama yapıcı bir test için yanınızda. Bu test ve denetim ekibinin gözünden hiçbir şey kaçmayacak.

  • Dijital Araştırmalar

Kitlelerin gücünü hızlı ve maliyet verimli araştırmalar için kullanabilirsiniz. Marka Elçilerinizin tüm teknolojik uygulamalarını sunuyoruz ve en hızlı raporları size ulaştırıyoruz. Ham veri, görsel ya da video raporlarla sahanın nabzını tutacaksınız.

  • Yaratıcı Fikir (Ideation)

‘Kalabalıkların Gücü Adına!’ söylemiyle yola çıkmıştık. Gerçekten de bunun doğru olduğunu tüm projelerimizde kanıtladık. Kitlesel yaratıcı güç sayesinde pek çok çözüm ve yeni fikre ulaşmamız mümkün. Bu süreçleri oyunlaştırmak da bizim işimiz.

Sektörünüze ve markanıza uygun bir marka elçisi ekibi kurmak ve kitlelerin gücünden faydalanmak ister misiniz?

Bize ulaşmak için lütfen tıklayın…

Sevgilerimizle,
Akampüs Ekibi

Üniversitelilerin buluşma noktası Akampus.com, yenilenen yüzü ile yayında!

Değerli Akampüs Dostu;

Dile kolay akampus.com projesine ilk başladığımızdan bu yana 15 sene geçmiş. Oysa bizim için sanki dün gibi. 2000 yılında, henüz Facebook ortada yokken, Boğaziçi Üniversitesi’nden yeni mezun olmuş üç girişimci gencin ufacık bir ofiste kafa kafaya verip tasarladığı ve kodladığı akampus.com, önce Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini, ardından da tüm üniversite öğrencilerini bir araya getirdi.

Bu yıl akampus.com’un bir nevi ikinci doğuşu. 2015 senesinde 100 bini aşan üyesi ve 15 yıllık geçmişiyle, birçok nesli mezun eden akampus.com, yenilenen web sitesiyle bir neslin daha kampüsü olmaya hazırlanıyor.

Akampus.com, uzun zamandır devam eden yazılım ve tasarım sürecinin ardından; web, mobil arayüzleri ve mobil uygulamaları aracılığı genç hedef kitleye ulaşarak, hem bir online buluşma platformu, hem de özgün içeriği ile eğlence/bilgi edinme platformu özelliği taşıyor. Yepyeni içerik stratejisi ile akampus.com markalara sosyal networking alanları ve genç hedef kitleye özel içeriği ile “native advertising” reklam projeleri de sunuyor olacak. Akampus.com, en önemli özelliği olan izinli veritabanı sayesinde istenilen demografilerdeki hedef kitleye emailing, banner gösterimi, içerik sponsorlukları ve diğer online araçlarla etkin bir iletişim mecrası olmaya devam edecek.

Biz, akampus.com ailesi olarak, bu yeni yolda, yine yüzbinlerin buluşma noktası olmaya, genç hedef kitleyi markalar ile buluşturmaya ilk günkü heyecanımızla devam edeceğiz.

Evren Güney
Akampüs Youth Marketing

Managing Partner

Dijital Ajanslar İçin İsim Değiştirme Vakti

Günümüzde dijitalin dâhil olmadığı bir pazarlama dünyası düşünebilir miyiz? Artık ajans kimliklerindeki ‘dijital’ kelimelerinin düşme zamanı gelmedi mi?

“Dijital ajans” kavramı pratikte önemini kaybediyor. Hayatımızın her alanı bu kadar teknolojiye bağlıyken, nesnelerimiz bizimle dijital olarak muhabbet edip sosyal ağlarımız dijital benliğimiz olan dijital verimizi gözler önüne sererken, çocuklarımız ilk resimlerini dijital olarak sergilemeye başlamışken dijitalin dâhil olmadığı bir pazarlama dünyası düşünebilir miyiz? Tüm ajansların dijital bir DNA’sının olması gerekmiyor mu? Bu yüzden tüm ajans kimliklerindeki “dijital” kelimelerinin düşmesinin pazarlamanın sesli uyumuna uygun olacağına inanıyorum. Artık pazarlama iletişiminde online ve offline entegrasyonu gerçekleşti, “all-line” iletişime geçmiş olan markalar ve ajanslar rekabet avantajına sahip oldular ve fark yaratmaya başladılar. Belki “yeni nesil ajans” kavramı bu kavram karmaşası ve çelişkileri içinde sıyrıldı, kendi yerini tutmaya başladı. Akampüs ajans ekibi olarak bu yeni pazarlama çağında 2015’te önem vereceğimiz başlıklardan bahsedelim, öngörülerimizi iletelim…

Yayıncı Markalar

Pazarlama iletişiminde içeriğin kral olduğunu kabullendik. Markalarımızın yayıncılığa adım atmasını sağladık. Şimdi sıra bunun sınırlarını genişletmekte. Şu sorulara pozitif cevap verebilmek gerekiyor: İçeriğimiz müşterimizle ne kadar alakalı? Onlara ilham verip yepyeni tecrübeler yaşatabiliyor muyuz? Müşterilerimizin bize ‘teşekkür’ edeceği faydalı içeriği sunabiliyor muyuz?

Programlanabilir Medya Satın Alma

Medya satın almada işin matematiği değişiyor. Artık insanların kurguladığı ama yazılımların yönettiği yayın, test ve optimizasyon dönemindeyiz. İçerik üretmenin ve içeriği yaymanın eşit derecede önemli olduğunu bilmemiz gerek. En iyi içeriği üretirken en akıllıca para harcama modelini de analitik olarak çözmemiz gerekiyor.

Büyük Değil Akıllı Veri

Elimizdeki veri epey büyüdü. Sosyal medya platformları, CRM yazılımları, satış noktası cihazları, davranışsal reklam verileri, bireylerin ürettiği ve tükettiği içerikler, sosyal etki gücüne yönelik skorlama algoritmaları… İstemediğimiz kadar veriye sahibiz artık. Şimdi bu veriyi canlı olarak analiz edip faydalı öngörüye çevirmemiz ve süreçlerimiz için tahminlerde bulunmamızın zamanı geldi. Veriyi faydaya dönüştürebilenler avantajlı konumda kalacak.

Cmo’larda Dönüşüm Zamanı

CMO’ların artık teknolojinin kaldıraç etkisinden faydalanmaları bekleniyor. Yeni pazarlama çağında neredeyse bir CTO kadar teknik bilgiye sahip olmaları gerekebilir. Akıllı veriyi toplayıp anlamlandırmaları, pazarlama kararlarında kullanmaları ve ROI maksimizasyonu için sürekli optimizasyon yapmaları gerekiyor.

Nesnelersiz Asla

Sizce her tarafımız soluduğumuz hava gibi internet ile çevrelenmiş olsa pazarlama nasıl dönüşürdü? Bunun cevabı için çok vaktimiz yok. Giyilebilir teknolojiler henüz bir pazarlama iletişimi aracı olarak gerekli hacme ulaşmadı ama bunun çok yakında gerçekleşeceğini öngörerek hazırlık yapmamız gerekiyor.

Bulutlar Üstünde Pazarlama

SaaS, PaaS, IaaS… Özetle her şeyin ‘cloudbased’ platformlara dönüşmekte olduğu bir dönemdeyiz. Pazarlama stratejileri geliştirirken, ürün ve servislerimizi geliştirip sahaya sürerken bulut teknolojilerinin nimetlerinden faydalanmayı öneriyorum. Bu sayede ‘omni-channel’ olarak tarif edilen dijital, mobil, sosyal, CRM veribankalarının holistik olarak tek bir müşteri deneyimi çevresinde buluşmasını sağlayabileceğiz. 

Bütünleşikleştiremediklerimizden misiniz?

Entegre pazarlama (bütünleşik pazarlama) ile ‘online’ ve ‘offline’ arasındaki çizgi iyice kaybolmaya başladı. Müşterilerin kesintisiz deneyim isteği var. Müşteriler farklı platformlar, kanallar, uygulamalar ve cihazlar üzerinden deneyim ve bilgiye ulaşma ve tüketme eğilimindeler. Yolda, kampüste, evde, sosyal ağlarda, cep telefonlarında, televizyonda… Ortam ne olursa olsun tek bir deneyim peşinde koşmamız gerekiyor. Dijital pazarlama artık bir taktik değil ana pazarlama stratejisinin en önemli sacayaklarından birisi. Pazarlama analitiği dijital pazarlama sayesinde beslenecek. Bundan markalar da müşteriler de çok fayda görecek. Yaşayarak görmeye hazır olun.

Campaign Türkiye Mart sayısı What’s Next In Digital ekinde yayınlanmıştır.

 2015’de İşveren Markası Rekabetinde Öne Geçmek İçin 10 İpucu

Genç nesil olarak kabul ettiğimiz Y ve Z jenerasyonlarına dâhil yetenekleri kapmak zorlaşıyor. Sadece büyük kurumlar değil, büyük ya da küçük tüm kurumlar arasındaki rekabet kızışıyor. 2015 ve sonrasında bu yarışı kazanmak için odaklanmanız gereken bir şey var: İşveren Markanız.

Bir iletişim ve teknoloji insanı olarak, İK yöneticileri için faydalı olacağını düşündüğüm farklı yaklaşımları sizinle paylaşmak istiyorum:

1a  Yetenekler Pasif

En iyiler pasif arayıştalar. Özel bir fırsat görürlerse veya bir headhunter onlara ulaşırsa potansiyel yeni işlere bakıyorlar. Aradığınız yetenekler, tutkusu ve değerleri kendilerine uyan büyük ya da küçük şirketlerde çalışmak istiyorlar. En iyiler, sektör trendlerini öğrenmeye çalışıyor ve başarılarıyla göz önünde olan işverenleri takip ediyorlar. Bu takipte göz önünde olabilmek ancak kurumun markalaşma ve marka iletişimine önem vermesi sayesinde olabiliyor.

2  Mobil Teknolojiler İşi Kolaylaştırıyor

İşe alım süreçlerinde teknolojinin çok daha fazla kullanıldığı bir döneme girdik. Özellikle mobil teknolojilerin gelişimi bunu hızlandırıyor. ABD’de iş arayanların %50’den fazlası arama ve başvurma işlemlerini mobil cihazlarla gerçekleştiriyor. Teknolojinin Türkiye’de de hızla ilerlediğini görüyoruz ama henüz işveren markaların çoğu, kariyer sitelerini ‘mobile uyumlu’ hale getiremediler. Mobil uygulamaları olanların sayısı tahmin edeceğiniz üzere bundan da az. Mobil stratejileri ön plana almak durumundasınız. Mobile uyumlu içerik üretmek, yolda giden bir aday ile video-mülakat yapabilmek, iş ortamını çalışanların video-röportajlarıyla sunabilmek gibi etkileşimler sayesinde sadece aday havuzunu genişletmekle kalmaz, aynı zamanda işveren markanızı fonksiyonel ve farklı deneyimler ile hafızalara kazıyabilirsiniz.

3  Akıllı İK = Akıllı VERİ  

‘Akıllı’ verileri topluyor musunuz? Yetenek arayışınızın öncesi ve sonrasını da içeren yeteneğin kurum içindeki yaşam döngüsünü analitik olarak kaydetmekten bahsediyorum. İşveren markasının sosyal medyadaki takipçi verisinden başvuru süreçlerine, kariyer planlama analizlerinden çalışan memnuniyet anketlerine kadar çok fazla veri var ve bu veriler artık bir CRM bakış açısıyla entegre edilip ‘akıllı’ analizler için kullanılabilir. Bu bakış açısı Yetenek Edinme Stratejileri ve kurumun İş Stratejilerini birbirine bağlamaya yarar. C-level için İK’nın stratejik değerini arttırır. Bu veri anlamlandırma süreci zor olabilir ama daha akıllı bir İK süreç yönetimi için harika bir yatırım olacaktır.

4  Niş Yeteneğe Ulaşmak İçin Niş Stratejiler

Niş iş başlıklarında ya da lokasyon hedefli işlerde yetenek alım rekabeti sertleşiyor. Sosyal medya sayesinde niş yetenek topluluklarına ulaşmak mümkün. Yeteneklerin size ulaşmasını beklemek daha maliyetli olabiliyor. Yeteneklere yaşadıkları ortamlarda erişmek için sosyal medya iletişimi ve dikey işe alım ağlarını kullanıyor musunuz? Teknoloji bu konuda da hep yanımızda.

5  Size Özel Teknolojiler

Artık İK yönetimini ilgilendiren pek çok inovasyon ve teknoloji var. HRM platformları, mobil ve sosyal medya uygulamaları, oyunlaştırılmış altyapılar, kurum-içi iş ve performans takip yazılımları, dış kaynaklardan faydalanmanızı sağlayacak crowdsourcing ve outsourcing platformları… Süreçleri iyileştirmek yaratıcılığınıza kalmış durumda. İstediğiniz her türlü platforma büyük maliyetler ödemeden kavuşmanız mümkün. PAAS dediğimiz servis platformları sayesinde bulut üzerindeki yazılımları kiralayabilirsiniz. Bir diğer blog yazısı ile bu konudaki önerilerimi ayrıca paylaşacağım.

6  Yetenek ile Etkileşim

İşveren Marka İletişimi küçük ya da büyük her markanın pasif yeteneklere erişmesini kolaylaştırıyor. İşveren Markanızın kimliğini ve değerlerini belirlediniz. Şimdi sıra iyi bir marka iletişimi tasarlama ve uygulamada. Online ve mobil ortamlardaki görünürlüğünüz, tutarlı ve düzenli marka mesajınız, web siteniz ve sosyal medyadaki düzenli içerik yönetiminiz yarışa hazır mı? Geleceğin yeteneklerine üniversite kampüslerinde veya vakit geçirdiği online ortamlarda doğru yöntemlerle erişmeye başladınız mı? Hazır hissetmeseniz de başlamak için geç değil. Bu bir İK yatırımı sonuçta. Amacımız yeteneğin yaşadığı ortamlarda var olmak ve şeffaf olarak değerlerimizi iletebilmek.

7  Gerçek Zamanlı ve Tam Zamanında

Yetenek işe alımı canlı bir süreç. İhtiyaç duyduğumuz anda istediğimiz adaylar müsait olmayacak. Bir pazarlamacının gözünden bakarsak, marka mesajımızı yoğun bir reklam medya planlaması ile anlatmak marka sadakati yaratmayacaktır. CRM ve kurumsal iletişimin başı sonu olmayan bu iletişim hikâyesine katkı vermesi gerekiyor artık. Bu, sizler, İK profesyonelleri için de geçerli. Anlık ihtiyaçlarınızda size şimdiden bağlılık hisseden adaylara erişmek çok daha maliyet verimli olacak.

8  Gerçek Çalışanlar Gerçek Hikâyeler

Sosyal medyanın hayatımızın her anında var olduğu bir dünyada işimiz de bir o kadar şeffaflaşıyor. İstesek de istemesek de çalışan ekosistemimiz bizler hakkında mesajlar yayıyor. Artık gerçek çalışanların gerçek hikâyelerini paylaşmaları konusunda teşvik edici olmak elimizde. Teknoloji yine yanımızda. Önemli olan pozitif/negatif mesaj algı oranını iyileştirmek. Bu şeffaf dünyada kimse mükemmel olmayacak.

9  Sadece Kariyer Günleri Değil Sürekli Gençlik İletişimi

İşveren Markamızı ana markamızdan bağımsız göremeyiz. Her nasıl pazarlama birimleri özellikle genç müşteriye satış ve bilinirlik amacıyla yıl boyunca erişmeye çalışıyorsa, İK birimlerinin de aynı yatırımı genç yetenekler için yapması gerekiyor. Bunun için entegre pek çok iletişim taktiği söylemek mümkün. Çok geniş bir konu, başka bir yazımızda inceleyelim ister misiniz?

10  Şimdi Oyun Zamanı!

Pazarlama dünyasında popüler bir ‘oyunlaştırma’ akımı var. Amaç müşteri ile iletişim ve etkileşim süreçlerini oyunlara benzer şekilde kurgulamak, keyifli hale getirmek ve bu sayede müşteri sadakatini, bize ayırdığı ilgisini arttırmak. İK alanında da oyunlaştırma çok etkili olabiliyor. Aday çalışanlardan, şu andaki ekiplere; mezunlardan genç topluluklara kadar oyuna dâhil edilebilecek bir ekosistem var. Bunlardan sadece bir grupla başlamak da mümkün. Ekiplerinizi online bir platform üzerinden kurumun fikir geliştirme, problem çözme, inovasyon süreçlerine dahil ederken, bir yandan da ekip içi iletişimi zenginleştirmek ister misiniz? Peki bunu oyun kuralları ile keyifli bir hale getirmek?

 

Bir pazarlama insanı olarak İşveren Markanız hakkında öneriler iletmeye devam edeceğim. Umarım ilginizi çeker.
İşveren Markanız için harika bir 2015 olmasını dilerim.

Saygılarımla

İbrahim Üğdül
CEO – Akampüs Youth Marketing

2014 Biterken…

Uzun zamandır yükselen bir ivme çiziyoruz. 2013’ü kapatırkenki başarımızı ve motivasyonumuzu 2014 yılında da korumak, hedeflerimize ulaşmak ve bunu yaparken de her zamanki gibi işimizden zevk almak en büyük amacımızdı.

Ekibimiz büyüdü, hedeflerimiz büyüdü… Yeni projeler, yeni müşteriler, yeni fikirlerle dolu bir yıl geçirdik. Akampüs’ün kanatları altındaki SenceBence’yi, 3 aylık yoğun bir çalışmanın ardından Startup Bootcamp 2014’de görücüye çıkardık. Etkinliğin en beğenilen ve en akılda kalan startup’larından biri olan SenceBence, 2014 itibariyle kendi kanatlarıyla uçmaya başladı.

 İlk göz ağrımız Akampüs.com için uzun toplantılar sonunda yepyeni bir altyapı hazırladık! Akampüs.com çok yakında kullanıcılarının karşısına yenilenmiş ve gelişmiş olarak çıkacak!

 Ve müşterilerimiz. Yıllardır birlikte keyifle çalıştıklarımızın yanına, gençliğin nabzını bizimle tutmak isteyen yepyeni ve renkli markalar ekledik.

 Geçtiğimiz yıl Intel’lin öncülüğünde hayata geçirdiğimiz Çözüm Kumbarası projesiyle, PR bölümü Topluluk Oluşturma/Yönetme (Dijital ve Sosyal) dalında Felis aldık ve ödüllerimizin arasına bir de Felis’i ekledik.

 Bizim için yılın en heyecan verici gelişmesi ise , Deloitte Türkiye Fast50 ve EMEA Fast500 listelerine girerek Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinin en hızlı ve istikrarlı büyüyen teknoloji şirketleri arasına girmemiz oldu.

 DNA’sında teknoloji olan, “iyi fikri” iç görü ve teknolojiyle destekleyen tüm ekibimize, bizlere güvenen ve başarılarımızda payı olan tüm müşterilerimize bu harika yıl için teşekkür ederiz.

 Birlikte nice başarılı, keyifli ve ödüllü senelere!